Disruptive Minds Lab

Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, YKKD faaliyetlerim ile iftihar ediyorum.

Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, YKKD faaliyetlerim ile iftihar ediyorum. Bu konuda bir açıklama yazarak yeni projelerden ve fikirlerimden bahsetmek istedim. 22 Aralık 2020 tarihinde Danışma Kurulu, DK toplantımızı gerçekleştirdik. 

Pandemi senesi olmasına rağmen YKKD’nin bu dönemde yoğun şekilde çalışmaya devam etmesini tebrik ediyorum.

197 YKKD Mentisi içerisinde;

a. Bağımsız YK Üyeliği olan Menti Sayısı: 15 kişi

b. Grup Şirketinde YK Üyeliği olan Menti Sayısı: 87 kişi

c. STK’larda YK Üyeliği olan Menti Sayısı: 61 kişi olmuştur. 

YKKD Başkanı Hande Yaşargil, YKKD’nin hedefli iletişim kapsamında DK Başkanı Murat Özyeğin ile birlikte 350 şirket YK Başkanına mektup yazarak önümüzdeki ilk genel kurullarında bir kadın üye atama çağrılarından ve bu çağrıya basından ve iş dünyasından gelen tepkilerden bahsetti. Raporlama, süreç, altyapı faaliyetleri konusunda bilgilendirme yaptı. Yenilenen web sitesi / İngilizce web sitesi ve iç iletişim-arşivleme çözümlerine yönelik platformlar özetlendi.

YKKD’nin ilk etki raporu konusunda bilgilendirme yaptı ve bu süreçte destek veren Argüden Governance Academy ve Danışma Kurulu Üyemiz Dr.Yılmaz Argüden’e teşekkürlerini iletti. Rapor, derneğin bu dönemde harcadığı paradan tam dört kat fazla değer yarattığı sonucunu vurguluyor. Ayrıca YKKD’nin paydaşı olduğu EBRD Projesinin ‘Board Apprentice’ görev gücü kapsamındaki katkılarını özetledi. Çalışmalarının AB Hibe programına layık görülerek desteklendiğinden, bu süreçle genç derneğin daha hızlı kurumsallaştığından ve Avrupa ziyaretlerinde çok cesaretlendirildiklerinden bahsetti. YKKD Mentilerinin inisiyatifi ile bu sene hayata geçen sosyal sorumluluk çalışmalarıyla yaratılan katma değer konusunda bilgilendirme yaptı.

YKKD Eş Başkanı Burçak Güven, Şirketler Arası Mentorluk ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği Sertifika Programı kapsamında gerçekleştirilen ve 6 Ocak 2020 lansman etkinliği ile başlayan faaliyetler konusunda bilgilendirme yaptı. Derneğin Başkan Yardımcısı Arzu Aslan Kesimer ise pandemi senesinde tamamen değişen iletişim stratejilerinden bahsederek, yüksek etkileşimli ve başarılı sosyal medya kampanlayarını özetledi ve derneğin güçlü finansal durumu hakkında bilgi verdi.

Bilgi aktarımının tamamlanmasının ardından, toplantının ikinci yarısında Danışma Kurulu Üyeleri görüş ve önerilerini paylaştı:Kendi önerilerim ile başlayarak bazı görüşleri size aşağıda özetledim. 

Kadının iş hayatına nasıl dahil olabileceği konusunda dernek içinde ilave olarak farklı bir program açabiliriz ve kadınlarımızı eğitebiliriz diye düşünüyorum. Bürokrat kadınlarımız da yönetim kurulu üyesi programına dahil olabilir ve devlet sektöründeki ykü ve eşdeğer görevlere talip olabilirler. Anadolu’daki aile şirketlerindeki mal sahibi veya varisleri olan kadınların yetiştirilmesi ve eğitilmesi konusunda programlar yapabiliriz. Böylece aile işletmelerinde söz sahibi olurlar. Zeynep Bodur hanımefendi TOOB ile bu konuyu gündemlerine aldıklarını paylaşmıştı. Bilinçlenme ve farkındalık açısından önemli olduğunu düşünüyorum. 

Tayfun Bayazıt da; “ … Yetenek havuzumuzun gayet güçlü ve etkili olduğunu düşünüyorum. YKKD olarak verdiğimiz eğitimin gücü ve kalitesinden oldukça memnunum ve buradan yetişen kadınların da başarılı yerlere geleceğini düşünüyorum. Oran konusunda bir ilerleme kaydedilmiş durumda, kötümser olmayalım görüşündeyim. YKKD havuzu içerisinde daha yüksek bir role gelen C level kadınların da KPI olarak takip edilmesini öneriyorum.”

Muzaffer Akpınar ise; “10 sene önce bir oluşum olarak yola çıkan YKKD, bugün dernekleşti; bir kültürü, duruşu, vizyon ve misyonu olan kurumsal bir yapı oldu. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek. YK oranı konusunda çok kötümser değilim ve sürece odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum…”

Prof.Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “YKKD çok zorlu bir senede çok iyi işler başarmış, tebrik ederim. Bir ‘junior’ program açalım önerisinde bulunmak isterim. Daha küçük ve butik eğitimlerle şirketlerdeki başlangıç seviyesinde bulunan ama gelecekte yk üyesi olma potansiyeli olan genç kadınlara vizyon verebilir ve onları yetiştirebiliriz. Böylelikle değişimi aşağıdan yukarıya doğru tetikleyebiliriz diye düşünüyorum. Şirketlerle bu kapsamda anlaşmalar yapılabilir. Yasal düzenlemeler konusunda ise en etkin ve kısa yolun Cumhurbaşkanlığı olduğunu düşünüyorum, YKKD’den belirlenecek bir heyet randevu alarak isteklerimizi paylaşabilir…”

Ümit Boyner; YK atamalarında daha çok icracı üyenin yer almasını desteklememiz gerektiğinden bahsetti, yani başka bir şirkette üst düzey yönetici olarak çalışan bir kişinin de çıkar çatışmasına yer bırakmadan çok başarılı ve faydalı bir aday olabileceğini böylece yüksek etkisi olan üst düzey yönetici kadınların daha çok atanabileceğine dikkat çekti.

DK üyeliğinin yanı sıra aynı zamanda %30 klübünün de başkanı olan Ahmet Dördüncü ise; Almanya’nın da yk’da kadın için kotayı onayladığından bahsederek “bu konudaki ilerleme için belli süreliğine bizim de bu uygulamayı düşünmemiz gerekiyor” dedi.

YKKD’nin geçen Aralık ayında yaptığı münazaradan beri kota konusu tartışılmakta ve bu konuda çok farklı görüşler olmasına rağmen ortak görüş konunun tartışılmaya devam edilmesinden yana oluştu.

Son olarak çok sayıda ülkeden, kültürden, farklı eğitim ve uzmanlığa sahip birçok kadın çalışan ve yönetici ile tecrübelerime dayanarak kadınların kendi başarılarını yeterli bulmak konusunda biraz kıt notlu olduğunu söyleyebilirim. Onun için YKKD’nin de başardıklarından çok başarmak istediklerine ve hedefleri ile bugün arasındaki mesafeye odaklandığını görmek benim için şaşırtıcı değil, Bu elbette onların daha çok şeyler başarmalarına destek olacaktır ama başarılanları anlatmak, dikkat çekmek de bir o kadar önemlidir, ihmal edilmemelidir. Ben başından beri bu konuyu destekleyen birisi olarak gösterdiğimiz çaba ile iftihar ettiğimizi açıkça dile getirmek isterim.

Bir diğer inandığım nokta da bu konunun bir kadın hakları konusu değil bir yetenek ve sosyo- ekonomik sağlık konusu, yani milli mesele olduğudur. Dolayısıyla bu konudaki değişimi sağlayacak olanlar da kadınlardan daha çok gelişimi sağlayacak gücü elinde bulunduran erkeklerdir. Benim gibi kız babası olmayanların bile gelecek nesillerin çeşitlilikten kaynaklanan faydayı yakalayabilmeleri için konuyu gündemde tutmaya destek olmaları elzemdir.

Not: Açık kaynak niteliğindeki bu yazı yazar zikredilerek iktibas edilebilir. Telif gerektirmez.

Share on linkedin
LinkedIn
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook